9 Şubat 2013 Cumartesi

Yine Yeni Yeniden İsviçre


Biliyorsunuz yaz aylarında ailece İsviçre gezisi yapmış,dere tepe gezmiş,İsviçre'ye aşık olmuş,buraya da günlerce post eklemiştim.

Secret mı dersiniz nasip mi dersiniz,tam da o postlarda şu otele kış mevsiminde gelmek istiyorum,Pilatus'a çıkmadık oraya çıkmak istiyorum bir daha ki sefere dememden 6 ay sonra kendimi İsviçre'de buldum.

Çok istiyordum bir daha gitmek,günlerce kendime gelememiştim döndükten sonra:) Allah'a şükür gittiğim ilk yurt dışı gezisi değil, ancak gittiğim ülkelerden şimdiye kadar bi İrlanda idi etkileyen,ancak İsviçre son noktayı koydu abicim.

Eşim birkaç sene sonra tekrar İsviçre'ye gidebileceğini,şu anda başka ülkeleri tercih edeceğini söyledi. Off dedim ben gitsem ne güzel olur...İşte orada sihirli sözcüğü söyledi,git kendin,sor bakalım arkadaşlarına. Ben ''Ciddi misin,şaka yapmıyorsun di mi,giderim bak.''  Eşim ''Ya ne şaka yapıcam,git arkadaşlarından gelen olursa.'' Ben  ''bak dalga geçme,giderim bak.''  diyip hemen uçak bileti fiyatını öğrendim,öbür gün okulda benim ''kafa nereye biz oraya'' arkadaşım Hande'ye sordum,hemen ok dedi,hatta cüzdandan parayı çıkardı,hemen biletleri al dedi, onun da bi kafa arkadaşı varmış Banu,o da gelirim demiş,hemen 3 kişilik biletimizi aldık 15 tatil için ve macera başladı.Ama ne macera...

Yazın vize işlerim çok kolay sürdü,hemen randevu aldık,işlemler halloldu.Ne bileyim kışın milletin İsviçre'ye hücum edeceğini.

Ocak 10 gibi hadi dedik randevu alalım vize için ,28inde uçucaz. Aradık adamlar demez mi 24 ocak perşembe randevunuz,e 2 günde de vize çıkamayacağı için...O anda size nasıl anlatayım duygularımı,dünya başıma yıkıldı. Pazartesi uçucaz,perşembe vize randevusu... O günü hatırlamak bile istemiyorum. Kaç telefon görüşmesi yaptım,nereleri aramadım,oturdum ağladım..Hande ile birbirimize bakamıyoruz üzüntüden. Gidicez biz bu tatile abicim ne olursa olsun,İtalya'ya girerim,oradan geçerim İsviçre'ye. Almanya'dan da geçebiliriz. Ne planlar ne planlar.

Eşime anlatsam kızacak,kimselere söyleyemiyorum derdimi. Çünkü kendisi Eylül ayında hallederdi sanırım vize işlerini Ocak'taki tatil için.

Banu bi adam buldu tanıdık,turizmci. Almanya'dan vize aldı bizim için 3 günde. Adama diyoruz bak bizi sokmazlarsa pasaport kontrolunden,giremezsek İsviçre'ye. Tamam Schengen ama İsviçre bu en gıcık memleket. Niye gitmediniz Almanya'ya der. Almanya'da konaklayacak gibi otel rezervasyonları yapıldı.Ama biz yusuf yusuf. Almazlarsa Almanya'ya uçarız artık ilk uçakla diyoruz:) Neyse pasaport kontrolünden rahat geçtik,polis İstanbul'da çalışmış,Türk dostu filan sormadı bişi ayrıntılı. Ama o dakikaya kadar bizi düşünün, şu polis gıcık birine benziyor,şu kadın polis yok olmaz,heh bu tontiş amca iyi,bu sıraya girelim. Kontrolden geçip adım attık ya valla birbirimize sarılıp zıplayıp çığlık attık.

İsviçre bizi güneş ile karşıladı. Çok ballıyız,orada bulunduğumuz sürede hava süperdi. Biz döndük,kar kıyamet:))




Zürih'e inip 1 saatlik tren yolculuğu ile Luzern'e vardık. Yolculuk için swiss-pass denilen indirimli seyahat kartı aldık. 4 günlük 450 tl. Pahalı gibi gözükebilir ancak 5.gün kartın süresi dolduğunda tek yön için 150 tl ödedik bilete.

Luzern'de Otele valizleri atıp,üstümüzü değiştirip Pilatus dağı için çıktık yola.

Turist information'dan Pilatus için biletimizi aldık. Hem size Pilatus'daki hava şartlarını da söylüyorlar,kötü hava şartlarında çıkmıyorsunuz.  Swiss pass'i olanlara %50 indirimli ,60 tl. İlk önce otobüse biniyorsunuz,sonra teleferik için durağa kadar yürüyorsunuz. Ve sonra macera başlasın.


Teleferiğe yürürken






İlk teleferikle çıkıp aktarma yapıyorsunuz.




Sonuna kadar keyif adamıyız. Aktarma yapılan yerdeki sevimli cafe'de bi mola veriyoruz.







Ve sonra daha dik bir yolculuğa hazırız.




















Luzern'in zirveden görünüşü





Keyif yapacak bi köşe bulduk yine.

Pilatus gezimizi bitirip Luzern'e iniyoruz. Yazın Luzern çok farklıydı,cıvıl cıvıl. Rengarenk çiçekler. Göl kenarında cafeler restoranların masaları vardı. İnanın zor bulduk yemek için düzgün bir yer. İtalyan restoranı saolsun hayat kurtardı:)




Geçen sefer aslan heykelini görmemiştim. Küçük bir heykel sanmıştım. Bu sefer çaba sarfettik,yürüdük aradık,yaralı aslan heykelini bulduk. Gerçekten müthiş. Bir duvara oyulmuş kocaman bir aslan heykeli. Çok etkileyici. Hikayesi burada.

alıntıdır

Luzern'de ilk günümüzü bitirip sabah Alpler için yola çıkıyoruz. Ama öncesinde diyoruz,15 dk uzaktaki İsviçre'nin en zengin kasabası Zug'a gidelim kahvaltıya.

Nasıl romantik,nasıl huzur veren bir kasaba anlatamam.








Manzara eşliğinde çayımızı yudumluyoruz.



Ve beklediğimiz yolculuk başlıyor,e tren de kuru kuru beklenmez.Hemen bi kahve içmek lazım:)


bizim ekip

Ve hayatımdaki en güzel tren yolculuğunu yaşıyorum!! Luzern'den İnterlaken'e gidiyoruz. 2 saatlik yolculuk,her saniyesi kalbimizi hoplatıyor manzara saolsun.




Böyle bi manzara gerçek olamaz, kartpostallarda olur anca.











Dalıyorum uzaklara...









Benim tipe bakın,dağa çıkıyoruz giymişim pullu payetli kazak,elimde rugan çanta. Sanki akşam Alp gazinosunda sahneye çıkıcam. Rezil oldum valla.




Birileri manzaranın kıymetini bilmiyor galiba:)





 İnterlaken'den dağ kasabası Mürren için tekrar trene biniyoruz.




Sonra teleferiğe




Sonra tekrar trene. Binlerce metre yükseklikte dağda trenle gitmek baya heyecan verici.




Mürren'e yazın da gitmişim. En sevdiğim yerlerden biri oldu. Dağın tepesinde bir kasaba,450 nüfuslu.Ancak yaklaşık 2000 yataklı otel kapasitesi var. Ulaşım için kara yolu yok. İsviçre'nin kalbi Bern oberland bölgesindeki eşsiz kasabalardan biri.




Kasabaya ulaştıktan sonra bir süre otele gidemedik fotoğraf çekilmekten.





















Bu fotoğrafı hatırladınız mı? :)

Otele varıp odamıza girdiğimizde manzaranın güzelliği karşısında dilim tutuldu,nefesim kesildi.Kelimelere dökülecek bişi değil. Balkon yamaçta,alt taraf vadi. Binlerce metre yükseklik. Üstüne üstlük karşında daha da büyük,heybetli bir dağ. Avrupa'nın 3 büyük zirvesi Eiger, Mönch ve Jungfrau karşında.







Resimlerde o büyüklüğü size göstemeyi çok isterdim ancak kadraja sığmıyor. O kadar muazzam o kadar büyük o kadar heybetli ki gökyüzünü göremiyorsunuz. Dağa baktıkça Allah'ın gücü karşısında kendimi o kadar aciz o kadar çaresiz hissediyorum ki.








Akşam oluyor,biraz dışarı çıkalım diyoruz. Alıyoruz kızaklarımızı kayıyoruz.








Gece yattım,karşımda dağ. Uyuyamadım heyecandan. Sabah kalkar kalkmaz ilk işimiz balkona çıkmak oldu. Güneş bir süre gözükmedi zirvelerin ardında.




Doğru düzgün kahvaltı yapamadan Avrupa'nın zirvesine çıkmak için yola çıktık. Tren aktarmaları ile Klein Scheidegg'e varıyoruz. Buradan Jungfraujoch yani Top of Europe'a çıkacağız trenle. Mürren'deki istasyondan biletimizi alıyoruz,swiss-pass olanlara indirim var yine,250 TL zirveye çıkış.


Güneş zirvelerin ardından ancak çıkıyor.

                        







Klein Scheidegg hiking ve de kayak bölgesi. Bütün insanlar böyle giyinmişken biz elimizde rugan çantalarla kalabalığın içinde yalnız kaldık:))




Adamlar Jungfraujoch treninin 100.yılını kutluyor. Düşünün o zamanlar,elleri boş dağı delip zirveye tren yolu yapmışlar. Biz 100 sene evvel nelerle boğuşuyorduk.




Dağın içinde tünelde giderken 2 durakta durup 5 dakika fotoğraf molası veriyor tren. Adamlar yapmış abicim:))



                 

Ve final,zirveye çıkıyoruz. Top of Europe. Avrupa'nın zirvesi. Aslında Jungfrau zirvesi 4158 m ancak mümkün olan çıkılabilen yükseklik 3454 m.















Fırtına bir kaç adım uçursa da beni görev aşkı ve bilinci ile her daim makinem elimde:) Rugan çantayı da unutmayalım lütfen!




Ve geri dönüş yolculuğu.

  


Her yer ama her yer kayak yapanlarla dolu. Dağ tepe karınca gibi insan kaynıyor. O kadar kalabalık ki bu bölge siz diyin İstiklal caddesi ben diyeyim Eminönü:)








Wengen





Ve Mürren'e varıp pılımızı pırtımızı toplayıp ama öncesinde manzaraya karşı son bi kahve içip keyif yapıyoruz. İnterlaken'e inicez artık.




İnterlaken göller arası demek.  Benim bayıldığım bi kasaba. Gerçi İsviçre'de var mı bayılmadığım bir yer?














Burada 2 gece kaldık. Resimde görülen kahverengi bina kaldığımız yer. Youth hostel. Tek kelime ile müthiş. Hostel denilince pis,bakımsız yer aklıma gelirdi. 5 yıldızlı otel konforunda. Şömine bilem var:) Restoranı harika. Her yer modern,temiz. Bayıldık.





Romantik mum ışığımız bile var.




Ve sabah Thun ve Bern için yola çıkıyoruz. Hostelimiz istasyon ile yapışık:) Yakın kelimesi bile uzak kalır:)




Bu kadar sakinlik bizi bozar.




Yarım saatte Thun'a varıyoruz.












Manzaralı eski bir pastanede oturup muhabbet ediyoruz ki doyum olmuyor. Bıraksanız akşama kadar otururuz.





Ordan geçiyoruz hop Bern'e.  15 dk'lık mesafe zaten.











Son Yargı

Ve İnterlaken'de son gecemizi geçirip sabah Zürih için yaklaşık 2 saatlik yolculuğa başlıyoruz. Valizlerimizi istasyondaki dolaplara bıraktık. Minicik dolaplar ama kapağı bir açıyorsun maşallah mağara gibi,koca valizler sığıyor. 9 Frank bozuk para ile çalışıyor. Bozuk paranız mı yok,merak etmeyin ordaki esnafa bozdurmuyorsunuz,adamlar para bozma makinesi koymuşlar sağa sola. Öyle bi icat da varmış hani!



Zürih yağmurlu ama tadından yenmiyor. Günlerdir dağ gezmekten burası pek bi havalı geliyor. Allahım herkes mi şık olur. Köpeklerin tasması bile LV!  Yazın çok sevmemiştim burayı,sanırım çoluk çocukla uğraşmaktan sağıma soluma bakmamışım. Şimdi kız kıza gidince daha ayrıntılı inceleme fırsatı bulduk:)











Ve havaalanı için yola çıktık. O kısım bile olaylı. Zürih'ten bir türlü ayrılamıyoruz,ayakları geri geri gidiyor. Neyse varıyoruz havaalanına,oturuyoruz kahve içmeye. Oturdukça oturuyoruz,hatta Banu uyuyor filan. 18.20 uçak saati. 18.00 de hadi artık binelim diyoruz. Koca kafalıyız resmen,havaalanının o kadar büyük olduğunu unutuyoruz. Düşünün bizim uçağın kapısına gitmek için tekrar trene binmek gerek,o kadar büyük bi havaalanı. Yusuf yusuf koşuyoruz ama dizlerim filan tutmuyor. Bi bakıyoruz uçak rötarlı yoksa uçak kaçmıştı:))

Neyse sağ salim eve geliyoruz. ama o gün bugün adaptasyon sorunu yaşıyorum:) Kendim burdayım ama ruhum İsviçre Alplerinde.

Evrene bi mesaj daha veriyorum,en kısa zamanda Zermatt için İsviçre'ye gitmek istiyorum,bir kaç gün de Zürih'te kalmak istiyorum:)




Jungfrau bölgesi için buradan bilgi edinebilirsiniz.

32 yorum:

  1. cok guzel ya! cok sanslisin.

    YanıtlaSil
  2. Harika :) Ne güzel gezmişsiniz.. oh miss.. ayrıca kazak da gayet güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
  3. karda kışta gidilecek yer mi bilmeme sen keyiften iki seksen olmuşsun önemli olan da bu.
    o dağ manzarası ve heybeti apaçık belli kadrajdan.
    igdeki çikolataları hala unutmadım bi haftadır gözümün önünde :)))

    YanıtlaSil
  4. ilk defa bir yurtdışı seyahatini kıskandım :(

    YanıtlaSil
  5. Harika bir gezi olmuş, bayıldım! Söyleseydin ben de takılırsım size :P
    Yalnız epey pahalı bu İsviçre, öyle böyle değil. Biz bu yaz için düşünüyorduk ama belki para biriktirip sonra gitmeli :)
    Sorması ayıp kaça çıktı bu gezi sana?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok pahalı,sorma. bi yemek 100tl.gerçi biz keyifciyiz. mcdonalds yesen de 25 tl,o da ucuz değil. ülke içi ulaşım çok pahalı.zürih bern arası 150 tl trenle. toplam 3000 tl ayırsan paşa paşa gezip gelirsin cafe restoran keyif yapıp.

      Sil
    2. Desene iki kişi bir çocuk en az 7-8 bini bulur :O
      Biz kesin erteliyoruz bu durumda :P
      Ben keyifçi değilim ama kojo çok sever yemeyi içmeyi, bana gezme olsun yeter, ekmek peynirle tüm günü geçirebilirim :)
      Neyse, senin fotolara gelip gidip bakarım, onla yetinirim bir süre :)
      Tekrar söylüyorum, çok iyi yaptın, çok takdir ettim seni :)

      Sil
    3. Desene iki kişi bir çocuk en az 7-8 bini bulur :O
      Biz kesin erteliyoruz bu durumda :P
      Ben keyifçi değilim ama kojo çok sever yemeyi içmeyi, bana gezme olsun yeter, ekmek peynirle tüm günü geçirebilirim :)
      Neyse, senin fotolara gelip gidip bakarım, onla yetinirim bir süre :)
      Tekrar söylüyorum, çok iyi yaptın, çok takdir ettim seni :)

      Sil
  6. gezi boyunca igde ve twitterda takip etmiştim de manzarayı abarttığını düşünmüştüm lafımı geri alıyorum aman allahım bu ne muazzam bir yer! insan bak bak doyamaz vallahi, fotoğraflar süper ötesi!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım anlatılacak gibi değil. ben artık kışın buralarda durmam:))

      Sil
  7. Ah, benim de sıradaki gezilecek yerlerim arasında ilk İsviçre var. Fotoğrafları, anlattıklarını, her şeyi daha çok sevdim o yüzden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mutlaka gidin,benden de selam söyleyin canım Alplerime:)

      Sil
  8. irlandaya gittiğinde de kıskanmıştım şimdi ikiye katlandı :))) ama bu fotolara bakınca irlanda'da turist isviçrede yerli halk olasım geldi.. muh-te-şemmmm!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok haklısın,çok doğru bir tespit,İrlandada turist isviçrede yerli halk:))

      Sil
  9. Şu an çatlamadım dersem yalan söylemiş olurum :) Ben de gittim İsviçre'ye ama yazın ve iki günlüğüne. Gerçi yazın da şu Heidi gibi kırlarda koşup dolanasın geliyor o yeşilin içinde ama kışın da ayrı bi güzelmiş. Umarım mesajın evrene ulaşmıştır yeni bi gezi için ^_^ ben de bi yollayayım bakalım nolacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım denk gelir de gidersin,iste mutlaka olur:) yeşili ayrı kışı ayrı güzel.

      Sil
  10. Okurken keske ben de orda olsaydim diye dusundum, hele de kiz kiza gezmek harika.Ayse, Isvicre icin kac gun gerek, 1 hafta yeterli olur mu, malum oldukca tuzlu bir ulke.Biz de esimle gitmeyi dusunuyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kız kıza gezmek harika. 1 hafta yeterli desem yalan olur ancak olur tabiki de 2 ayrı seferde toplam 15 gün kaldım yetmedi,halbuki minicik ülke:)) işin şakası ,olur tabi neden olmasın 1 hafta cok rahat en bilinen görülmesi gereken yerlere gidersiniz.

      Sil
  11. Gercekten cok guzel bir yazi olmus... Resimlerin her biri kartpostal niteliginde.. Kayak ile taclandirmis olsaydiniz adina daha da mutlu olurdum.. Belki bu Isvicre seyahatleri askina kayak derslerine baslarsin ne dersin ? :) Bizde Isvicreye 2 sene ust uste uzun seyahatler yapip enteresan yerlerini deneyimledik.. Tabi mevsim birinde Mayis digerinde de Ekim'di o nedenle tam karli zamanlarini henuz gormedim ama Zermatt her kayakcinin hayalidir.. o nedenle ikimiz icin de gitmeyi diledim.. ;) Tesekkurler paylasimin icin canim ! ınan gerekli olursa donup bakacagim guzel bilgilerin var.. (Bu arada suan aklima geldi.. eger isvicrede bir tanidigin varsa bilgin olsun diye soyluyorum.. Isvicrede ikamet edenler bulunduklari belediyeden her gun icin 4 adet ozel bilet alabiliyorlar.. Ve o biletler ile sinirsiz tren kullanimi kazaniyorlar.. Isme hazirlanmiyor ve 40 frank gibi bir rakkama cozuyorsun tren isini.. Yani o 450 tl ler cok acimasiz oluyor diye soyluyorum.. sansin varsa bunu mutlaka kullan.. ;)

    YanıtlaSil
  12. oo bilet işi süpermiş ama tanıdıgım yok malesef:( yazın da araba kiralamıştık,avrupadaki en pahalı araç kiralama isviçrede sanırım,batırmıştı bizi:))o yüzden 450 filan iyi geldi o kadar gezmeye:))

    zermatt bakalım inşallah,gitneyi düşünüyorum.evet kayak dersi alıcam,isviçredeki kayak parkurları harika kasabalrın içinden kayarak gidiyorsun.

    YanıtlaSil
  13. fotoğraflar gerçekten şahane, gitmiş kadar oldum:) kar, soğuk memleketler beni pek çekmiyor aslında ama şimdi bir isviçre yapasım geldi valla. rugan çantaya da çok güldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım yazın hava pek bi mis oluyor orada.

      Sil
  14. Nefis fotoğraflar.Doğanın bu denli iyi korunmuş olduğu bir ülke herhalde çok azdır.Havası ve doğası muhteşemdir diye düşünüyorum.Benimde gidesim geldi.Günün birinde kış tatili için gidersem bu postu yeniden okuyacağımdan emin ol:)Bloğunu takipteyim.
    Bu arada bende bloğuma beklerim.
    http://wishingbeauty.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mutlaka git derim,benim için isviçre #1

      Sil
  15. Peki ya yeni dogum yapmis ve fil gibi sismis, oturdugu yerden kalkmayan, surekli zirlayan bir bebegin annesi nasil gitsin? Birak yurtdisini, sehir disina bile cikamiyorum. Bu post cok iyi geldi ama, gitmis kadar oldum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim eski postları oku,çıkmak lazım,40ı cıktı hop tatile,biraz annenin hava değişikliğine ihtiyacı var. 5.5 aylıkken de hop irlanda.pişman değilim yine olsa yine yaparım:)

      Sil
  16. Merhaba,
    Fotoğraflar çok güzel, baktıkça bakasım geldi. Biz de eşimle balayı için gitmiştik İsviçre' ye ve hayran kalmıştık. Ben de blogumda gezi detaylarını yazıyorum. Bitmedi ama devamı gelecek ;)

    İlgilenenler için;
    http://www.tidyghost.com/2014/11/isvicre-gezimiz-vol1-on-hazrlk.html
    http://www.tidyghost.com/2014/12/isvicre-gezimiz-vol2-thun-interlaken.html
    http://www.tidyghost.com/2015/01/isvicre-gezimiz-vol3-montreux-mine-sel.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okudum bloğunuzu:) İsviçre ayrı bi dünya:)

      Sil

hadi sen de yaz fikrini!